Tuesday, August 29, 2006

Vergi Kimlik Numarası ile ilgili Tebliğ yayınlandı...

Sayın müşterimiz vergi kimlik numarasının uygulamadan kaldırılarak  ilgili tebliğ resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

     Uygulamanın nasıl olacağına ilişkin bilgi aşağıdaki tebliğde belirtilmiştir.

Bilginize sunarız…

29 Ağustos 2006 Tarihli Resmi Gazete
Sayı: 26274
 
Maliye Bakanlığından:
VERGİ KİMLİK NUMARASI GENEL TEBLİĞİ SIRA NO: 3
 
     Vergi kimlik numarası kullanımının yaygınlaştırılması hakkındaki 4358 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde; (1) "Kamu idare ve müesseseleri ile diğer gerçek ve tüzel kişiler, Maliye Bakanlığınca belirlenecek işlemlerin yapılması sırasında, bu işlemlere muhatap veya taraf olan gerçek ve tüzel kişilerin vergi kimlik numarasını tespit etmek ve bu işlemlere ilişkin belge, hesap ve kayıtlarında vergi kimlik numaralarına da yer vermek zorundadırlar. Belirlenecek işlemlere muhatap veya taraf olan kişiler, vergi kimlik numaraları olmadığı takdirde, işlemlerin tamamlanmasından önce vergi kimlik numarası almak zorundadırlar.
 
     Bu Kanuna göre vergi kimlik numarası tespit etme, belge, hesap ve kayıtlarında gösterme mecburiyeti kapsamına alınan kurum ve kuruluşların özel mevzuatlarında yer alan vergi kimlik numarasının kullanımını engelleyici veya kısıtlayıcı mahiyette olan hükümler uygulanmaz.
 
     Bu Kanunda geçen "vergi kimlik numarası" tabiri, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 8 inci maddesi uyarınca gerçek ve tüzel kişilere verilen vergi numarasını ifade eder...." şeklinde belirtilmiştir.
 
     Vergi kimlik numarasının verilmesi ise 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 4108 sayılı Kanunun (2) 1 inci maddesiyle değişik 8 inci maddesinin son fıkrasında yer alan; "Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan her gerçek kişi ile tüzel kişilere bir vergi numarası verilir. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye ve vergi numarasının kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak işlemlerle ilgili kayıtlarda ve düzenlenecek belgelerde kullanılması mecburiyetini getirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir." hükmü ile gerçekleştirilmiştir.
 
     Diğer taraftan, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun (3) 47 nci maddesinde; "(1) Kişiler adına düzenlenecek olan her türlü form, beyanname, kimlik kartı, vergi kimlik kartı, sürücü belgesi, pasaport gibi bütün tanıtıcı belgelerde Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasına yer verilir.
 
     (2) Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası kurumlar ile diğer gerçek ve tüzel kişilerin her türlü işlem ve kayıtlarında esas alınır..." hükmü yer almaktadır.
 
     Yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde, Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan gerçek kişilerin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralarının vergi kimlik numarası olarak kullanılmasına ilişkin açıklamalara aşağıda yer verilmiştir.
 
     1 – Gerçek Kişiler
 
     1.1 – Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı Olan Kişiler
 
     Bugüne kadar vergi kimlik numarası almış olan Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan gerçek kişilerin vergi kimlik numaraları ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralarının eşleştirilmesi sonucunda, vergi dairesi kayıtlarında Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan gerçek kişilerin vergi kimlik numaraları onbir haneli rakamdan oluşan Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasına dönüştürülmüş olup, 1/7/2006 tarihinden itibaren vergi dairelerince fiilen Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası kullanılmaya başlanılmıştır.
 
     Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan gerçek kişiler için vergi kimlik numarası olarak Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının kullanılmaya başlanıldığı tarihten itibaren belgelerde vergi kimlik numarası satırına onbir haneli Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası yazılacaktır.
 
     Yapılan dönüştürme işlemi sonucunda, Vergi Usul Kanununun 8 inci maddesinin son fıkrasına istinaden çıkarılan 240 (4), 247 (5) ve 262 (6) Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile 4358 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 1 (7) ve 2 Sıra Numaralı Vergi Kimlik Numarası Genel Tebliğlerinde (8) belirtilen işlemlere taraf olan ve işlemleri gerçekleştirecek kişi ve kuruluşlara vergi kimlik numaralarını ibraz etmek zorunda bulunan Türkiye Cumhuriyeti tabiyetindeki gerçek kişiler vergi kimlik numarası olarak, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralarını ibraz edeceklerdir.
 
     1.2 – Yabancı Uyruklu Olan Kişiler
 
     Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası verilmediğinden, bunlar vergi dairelerince kendilerine verilen on haneli rakamdan oluşan vergi kimlik numaralarını kullanmaya devam edeceklerdir.
 
     2 – Tüzel Kişiler
 
     Vergi mükellefiyetini gerektirecek bir faaliyet nedeniyle mükellef olan ya da vergi mükellefiyetini gerektirecek bir faaliyeti bulunmayan, ancak Vergi Usul Kanununun 8 inci maddesinin son fıkrasına istinaden çıkarılan 240, 247 ve 262 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile 4358 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 1 ve 2 Sıra Numaralı Vergi Kimlik Numarası Genel Tebliğlerinde belirtilen işlemlere taraf olan ve işlemleri gerçekleştirecek kişi ve kuruluşlara vergi kimlik numaralarını ibraz etmek zorunda bulunan tüzel kişiler daha önceden olduğu gibi mevcut ya da vergi dairelerinden yeni alacakları on haneli vergi kimlik numaralarını ibraz edeceklerdir.
 
     Ticaret Sicil Memurlukları, yeni kurulacak sermaye şirketlerinin (anonim şirket, limited şirket ve eshamlı komandit şirket) kurucu ortakları, yönetim kurulu başkan ve üyeleri, genel müdürleri ile limited şirkette müdürlerden Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde olanların vergi kimlik numarası olarak Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralarının, yabancı uyrukluların ise vergi dairelerinden alınacak vergi kimlik numaralarının ilgili belgelere yazılmasını sağlayacaklardır.
 
     3 – Diğer Hususlar
 
     Vergi kimlik numarası uygulaması ile ilgili olarak kendilerine daha önce herhangi bir nedenle vergi kimlik numarası verilmiş Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunmayan gerçek kişiler ile kurum ve kuruluşlar, işlemler sırasında vergi kimlik numarasını belirtir belgeyi (vergi dairesinden alınmış mükellef kimlik kartı, tahakkuk fişi, vergi dairesi alındısı, vergi levhası gibi) ibraz edeceklerdir. Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan gerçek kişiler ise Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının yer aldığı bu bentte sayılan belgelerden birini veya nüfus cüzdanlarındaki ya da yetkili makamlardan alacakları yazılarda belirtilen Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralarını ibraz ederek işlemlerini gerçekleştireceklerdir.
 
     Bugüne kadar Vergi Usul Kanununun 8 inci maddesinin son fıkrası ve 4358 sayılı Kanun uyarınca vergi kimlik numarasının kullanımına yönelik olarak yayımlanan tebliğler ile getirilen düzenleme ve zorunluluklar geçerli olduğundan, söz konusu tebliğlerde yer alan uygulamalara aynen devam edilecektir.
     
     Öteden beri faaliyetine devam eden Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan gerçek kişi mükelleflerce halen kullanılmakta olan ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre düzenlenmesi ve kullanılması zorunlu belgeler tükeninceye kadar kullanılmaya devam olunacaktır. Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının vergi kimlik numarası olarak kullanılmaya başlanıldığı tarihten itibaren bastırılacak veya tasdik ettirilecek belgelerde ise yeni vergi kimlik numarası kullanılacaktır.
 
     Öteden beri faaliyetine devam eden Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan gerçek kişi mükelleflerden; 3100 Sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanun9 gereğince ödeme kaydedici cihaz kullanan mükellefler, ödeme kaydedici cihazlarını Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralarının vergi kimlik numarası olarak kullanılmaya başlanıldığı tarihten itibaren cihazlarının kullanma kılavuzlarından yararlanarak (cihaz mührünü bozmadan) tuşlarına basmak suretiyle fiş üzerine yeni vergi kimlik numarasını yazacak şekilde programlayacak veya aynı işlem yetkili servislere yaptırılabilecektir.
 
     4 – Uygulamanın Başlama Tarihi
 
     Vergi Kimlik Numarası Genel Tebliğleri ile yukarıda belirtilen Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde, vergi kimlik numarasını tespit etme ve kullanma yükümlülüğü getirilen gerçek ve tüzel kişiler, Türkiye Cumhuriyeti tabiyetindeki gerçek kişilerin anılan tebliğlerde belirtilen işlemleri için vergi kimlik numarası olarak, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını tespit etme ve kullanmaya 1/11/2006 tarihinden itibaren başlayacaklardır.
 
     Tebliğin yayımı tarihinden 1/11/2006 tarihine kadar, vergi kimlik numarasına ilişkin eski düzenlemelerin geçerli olacağı açıktır. Bu sebeple tebliğin yayım tarihinden 1/11/2006 tarihine kadar ilgili işlemler için vergi kimlik numarası aranmaya devam edilecek; temin edilebilmesi durumunda da isteğe bağlı olarak ve vergi kimlik numarasına ek olarak Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası kullanılabilecektir.
 
     Geçiş sürecinde olası problemlerin önlenmesi amacıyla, 1/11/2006 ile 1/1/2007 tarihleri arasında anılan işlemler vergi kimlik numarası veya Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasından herhangi birisiyle yapılabilecektir.
 
     1/1/2007 tarihinden itibaren ise bahse konu olan tüm işlemlerde Türkiye Cumhuriyeti tabiyetindeki gerçek kişiler için vergi kimlik numarası olarak yalnızca Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası kullanılacaktır.
 
     Tebliğ olunur.
                                        
1 4/4/1998 tarih ve 23307 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
2 2/6/1995 tarih ve 22301 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
3 29/4/2006 tarih ve 26153 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
4 28/6/1995 tarih ve 22327 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
5 10/1/1995 tarih ve 22519 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
6 6/2/1998 tarih ve 23250 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
7 18/4/1998 tarih ve 23317 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
8 19/6/2001 tarih ve 24437 (M) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
9 15/12/1984 tarih ve 18606 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Sunday, August 27, 2006

K.D.V. ödemeleri son günü 28.08.2006 Pazartesi...


K.D.V. ödeme son günü 28.06.2006 Pazartesi olduğunu hatırlatır, iyi çalışmalar dileriz.

Ödemelerinizi tüm banka şubelerine yapabilirsiniz.






10.Köy e-ofis hizmetleri
     İzmir-TÜRKİYE
   +90 232 449 3 443
muhasebe@10koy.com
http://www.huseyintekgoz.net

K.D.V. ödemeleri son günü 28.08.2006 Pazartesi...


K.D.V. ödeme son günü 28.06.2006 Pazartesi olduğunu hatırlatır, iyi çalışmalar dileriz.
Ödemelerinizi tüm banka şubelerine yapabileceğiniz gibi internet şubesi kullanan müşterilerimiz de ödemelerini oradan da gerçekleştirebilirler.




10.Köy e-ofis hizmetleri
     İzmir-TÜRKİYE
   +90 232 449 3 443
muhasebe@10koy.com
http://www.huseyintekgoz.net

Deneme mesajıdır.

http://www.10koy.com/images/banner/10logo.jpg



    Deneme mesajıdır.




10.Köy e-ofis hizmetleri
     İzmir-TÜRKİYE
   +90 232 449 3 443
muhasebe@10koy.com

Deneme mesajıdır.

(image placeholder)



    Deneme mesajıdır.




10.Köy e-ofis hizmetleri
     İzmir-TÜRKİYE
   +90 232 449 3 443
muhasebe@10koy.com

Thursday, August 24, 2006

deneme mesajı

deneme mesajı
http://www.10koy.com

Koordinasyon Kurulu Hk.

Koordinasyon Kurulumuz 24.08.2006 tarihinde seçimli toplantısını gerçekleştirdi.

Koordinasyon Kurulu Başkanlığına    Ümit KURTULMAMIŞ
Koordinasyon Kurulu Sekreterliğine   Hakan GÜVENER
Koordinasyon Kurulu Saymanlığına    İsa KIZILDOĞAN

Oybirliği ile seçilmişlerdir.

Koordinasyon Kurulu üyelerine ulaşabileceğiniz telefon numaraları sitemizde yayınlanacaktır.
İyi çalışmalar.



deneme

deneme

Tuesday, August 22, 2006

T E K L İ F2

(image placeholder)T   E   K   L   İ   F   T   İ   R



     Firmamızın 2006-2007 öğretim yılı içerisinde okulunuza vereceği 4(dört) çeşit yemek ve 5(beş) çeşit yemek fiyatları aşağıda belirtilmiştir.


4 Çeşit Yemek Bedeli : 4,00.-YTL.+ K.D.V

5 Çeşit Yemek Bedeli : 4,25.-YTL.+ K.D.V






İletişim : Hakan SONBAY
                 535 482 58 76




T E K L İ F

T   E   K   L   İ   F   T   İ   R



     Firmamızın 2006-2007 öğretim yılı içerisinde okulunuza vereceği 4(dört) çeşit yemek ve 5(beş) çeşit yemek fiyatları aşağıda belirtilmiştir.


4 Çeşit Yemek Bedeli : 4,00.-YTL.+ K.D.V

5 Çeşit Yemek Bedeli : 4,25.-YTL.+ K.D.V






İletişim : Hakan SONBAY
                 535 482 58 76




PENA Tekstil

PENA Tekstil
Yurdagül ALTINBAŞ
Kemalpaşa Cd. No:19
Çamdibi-Bornova/İZMİR
Tel: 232 4575159
Ege VD. 0610319558
penatekstil@10koy.com




Yukarıda belirtmiş olduğum yazı stillerine uyarak
iki adet otomatik kaşe yapılmasını rica ederim.

10.Köy e-ofis
449 3 443

Monday, August 21, 2006

..::Beyan Süreleri::..

14 Haziran 2006 Çarşamba Günü, Ankara’ da 78 oda başkanın katıldığı, Maliye bakanı ve bürokratları ile yapılan toplantıda acil çözüm bekleyen konular tartışıldı. Sözlü olarak anlatılan sorunlar ayrıca aşağıdaki şekliyle bakana sunuldu. Toplantı sırasında Maliye bakanının kabul ettiği önerilerde dahil olmak üzere çözüm istenen konular hakkındaki rapor örneği aşağıda sunulmuştur.



SERBEST MUHASEBECİ , SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN VERGİ UYGULAMALARINDAKİ SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ
A)-KAYIT DIŞI EKONOMİ İLE MÜCADELEDE  İŞBİRLİĞİ  ÖNERİMİZ :
Ekonominin önemli bir bölümünün kayıt dışı geliştiği, toplumun tüm taraflarınca kabul edilmektedir.
Kayıt dışı ekonomi, yakın dönemde gerek gelişmiş gerekse gelişmekte olan ülkelerde ciddi bir toplumsal sorun olarak kendisini hissettirmektedir.

Mali alanda yarattığı Vergi kayıpları, bütçe açıkları ve bunun finansmanı için başvurulan yolların ekonominin genel dengeleri üzerinde meydana getirdiği bozulma, sosyal alana yolsuzluk, yoksulluk ve Vergi uyumunun azalması şeklinde yansımakta ve kayıt dışı ekonomi bu faktörlerin etkisi ile daha da gelişip büyüyen bir olgu halini almaktadır.

Serbest Muhasebeciler,  Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirlerin bir kamusal hizmeti yerine getirdikleri düşünülerek söz konusu meslek mensupları ile Vergi İdaresi arasında organik bağ kurulmalıdır. Meslek mensuplarının kaydettikleri belgelerin doğruluğunu araştırabilmelerine olanak sağlayacak şekilde yetkileri genişletilmelidir.
Bilanço usulüne göre defter tutan mükelleflerin muhasebelerini “Onaylı Muhasebe Programları” ile yapma zorunluluğunun getirilmesini yerinde bir uygulama olarak görüyoruz. Ancak, konuya ilişkin görüş ve önerilerimizin de değerlendirilmesini arzulamaktayız.
Kayıt dışı ekonomini ile mücadele yöntemleri ve alınacak önlemler için aşağıda belirttiğimiz kurum ve oda temsilcilerinden oluşacak komite ile  yararlı  çalışmalar yapılacağı kanaatindeyiz.
KAYIT DIŞI EKONOMİ İLE MÜCADELE ÇALIŞMA KOMİTESİ:
Gelir İdaresi Başkanlığı                           3 üye
TÜRMOB                                     3 üye
Ankara, İstanbul ve İzmir Vergi Dairesi Bşk.            3 üye
Ankara, İstanbul ve İzmir  YMM odaları                              3 üye
Ankara, İstanbul ve İzmir SMMM odaları                             3 üye
Toplam                                                     15 üye                

Maliye Bakanlığının Görüşü;
Maliye bakanı örgüt olarak Kayıt  dışı ekonomi ile mücadelede vermek istediğimiz bu desteğe çok sevindiğini, bu konuda muhasebeci ve mali müşavirlerin desteğini olmadan  mücadelenin zor olacağını beyan etti. Bu komite için ileride yeniden toplanılmasının yararlı olacağını söyledi.

B) BEYAN SÜRELERİNİN DÜZELTİLMESİ İLE İLGİLİ ÖNERİLERİMİZ :


Bilindiği üzere muhasebe meslek mensupları hizmet vermiş oldukları müşteri kitlesi ile Vergi İdaresi arasındaki köprü görevini sağlıklı yapabilmesi için moral ve motivasyonu en üst düzeyde olması gerekir. Kendisinin de bir Vergi mükellefi olarak ,Vergi uygulamalarında mağduriyetleri oluşmaktadır.

Meslek mensuplarının müşterilerine ilişkin yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi için  aile ve özel yaşamında  fedakarlık yapmaktadır.

Bu sorunların asgariye indirilmesi için;


1)-4842 ve 5035 Sayılı Kanunlar  ile 01/01/2004 Tarihinden  itibaren Vergi Beyannamelerini verilme süreleri değiştirilmiştir. Sürelerin değiştirilmesinden itibaren meslek mensuplarımız adeta zamanla yarışır  hale  gelmiştir.

Uygulamanın başladığı tarihten Mayıs/2006 tarihine kadar Maliye Bakanlığı “Beyanname verme” sürelerini yayımlamış olduğu 28 Adet sirküler ile uzatmak zorunda kalmıştır.

2)-Beyannamelerinin verilme sürelerinin değiştirilme tarihi olan 01/01/2004’den itibaren özellikle Yıllık Gelir, Kurumlar ve Geçici Vergi beyannameleri yasada belirtilen sürelerinde alınamamıştır. Zaman zaman KDV ve Muhtasar beyannamelerin verilme tarihleri de uzatılmıştır.

3)-Beyanname Verme süreleri aynı olan Muhtasar ve 1 Nolu Katma Değer Vergisi Beyanname formatları tek bir Beyannamede toplanması gerekir. Böyle bir uygulama ile gerek meslek mensuplarımız gerekse Vergi Dairelerinin yükü azalacağı gibi tek tahakkuk fişi ile tahakkuk edecek Vergiler aynı sürede ödenecektir.

Maliye Bakanlığının Görüşü;
e. beyanname ile birlikte beyanname vermenin kolaylaştığını bu beyannameleri birleştirmenin e.beyanname sisteminde ağırlaştırmalara, web sisteminde sıkıntılara yol açabileceğini söylediler.

4)-Geçici Vergi Vergilendirme Dönemi 3 Dönem olarak belirlenmelidir. Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi Kanunda yapılacak düzenleme ile; Geçici Vergi Dönemleri 3’ er aylık Dönemler halinde tespit edilmeli son 3 aya ilişkin Beyanname alınması işleminden vazgeçilmelidir .

Dönem sonu yapılacak işlemler nedeniyle  meslek mensuplarımıza zaman kazandırması için böyle bir düzenleme yapılması gerekmektedir. Vergi İdaresi yılın İlk 9 ayına ilişkin tahakkuk edecek Gelir ve Kurumlar Vergisini   Kasım Ayında tahsil edecektir.

Geçici Verdi ve Diğer Vergi beyannamelerinin Verilme süreleri  aşağıda belirttiğimiz tarihlerde olmasını arzulamaktayız.  



            DÖNEMİ                                             BEYAN TARİHİ
1. Dönem; Ocak, Şubat, Mart                     15/Mayıs
2. Dönem; Nisan , Mayıs, Haziran                    15/Ağustos
3. Dönem; Temmuz, Ağustos, Eylül                           15/Kasım





















Maliye Bakanlığının Görüşü ve varılan sonuç;
Geçici Verginin son döneminin kaldırılması konusunda çalışmalar yapacaklarını belirttiler.
Beyan süreleri ise aşağıdaki gibi görüş birliğine varıldı;
Geçici vergi           = 14 Şubat – 14 Mayıs – 14 Ağustos ve 14 Kasım
Muhtasar          = İzleyen ayın 20. günü
KDV               = İzleyen ayın 24. günü

C)-SERBEST MESLEK FAALİYETİ İLE İLGİLİ VERGİSEL DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ :

1)- GELİR VERGİSİ VE KDV’DE VERGİYİ DOĞURAN OLAY ÇELİŞKİSİ DÜZELTİLMELİDİR :

Gelir Vergisi -KDV çelişkisi, bilindiği üzere Gelir Vergisi Kanu’nun 67. maddesine göre Serbest meslek kazancında “Vergiyi doğuran olay” Serbest meslek faaliyeti karşılığı paranın tahsili ile oluşmaktadır. Oysa; 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanuna göre “Vergiyi doğuran olay” Hizmetin verilmesi ile oluşmaktadır. Bu çelişkinin giderilmesi ve İdare ile mükelleflerin ihtilaflarının ortadan kaldırılması için , Serbest Meslek kazancında Vergiyi doğuran olay olarak “Tahsil / Elde etme” esasının benimsenmesi gerekir.

Maliye Bakanlığının Görüşü;
Uygulamada yaşanan bu sıkıntının farkında olduklarını, gelir vergisi ve KDV yasasının değiştirilmesi sırasında konuyu ele alacaklarını beyan ettiler.


2)-SERBEST MESLEK GİDERLERİ :

2-1)-GİYİM VE TEMSİL AĞIRLAMA GİDERLERİ GENİŞLETİLMELİDİR  :

Serbest Meslek mensuplarının giderlerini düzenleyen Gelir Vergisi Kanun’nun 68. maddesi  01/01/2004 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5035 sayılı Kanun ile değiştirilmiştir. Yapılan değişiklikler yerindedir. Ancak; 68. maddenin 1. fıkrasında yer alan “Genel Gider “ Kavramının daha açık yazılması gerektiği kanaatindeyiz. Örneğin, Serbest Meslek mensuplarının Giyim giderlerinin, temsil ve ağırlama giderlerinin açık açık tanımlanması gerekir.

Maliye Bakanlığının Görüşü;
Maliye bakanı, Bunun aslında netleştiğini ama bürokratlarla tekrar bir araya gelerek durumu gözden geçireceklerini beyan etti.

2-2)- SERBEST MESLEK YIPRANMA İNDİRİMİ  GETİRİLMELİDİR :
Serbest Meslek Erbaplarının elde ettikleri Gayri safi  hasılattan, faaliyetin ilk 5 yılında her yıl için  % 10, sonraki yıllarda  % 20 Nispetinde “Mesleki Yıpranma” payının Yıllık Beyannamelerinden indirim yapma hakkı tanınmalıdır.
Serbest meslek erbabı olabilmek için uzun bir eğitim öğretim sürecinden geçilmesi gerektiği tüm taraflarca kabullenilen bir gerçektir. Vergi Hukukumuzdan gerek ticari ve gerekse mesleki faaliyetin sürdürülebilmesi için amortismana tabi iktisadi kıymetlerin itfa edilmesi sistemi benimsenmiştir. Ancak; İnsan beyninin yıpranması hesaba katılmamıştır. Oysa; Mesleki Yıpranma, bir çok gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de basın iş kolunda ve diğer bazı mesleklerde uygulanmaktadır.
Maliye Bakanlığının Görüşü;
Avrupa birliği kapsamında Vergi konseyinde bu konunun görüşüldüğünü ve yeni yasa çalışmaları sırasında bu konunun yasalara gireceğini söylediler.
2-3)-MESLEK STAJERLERİNE ÜCRET İSTİSNASI SAĞLANMALIDIR  :
Gelir Vergisi Kanunun da yer alan  Ücret istisnasından 3568 Sayılı Yasaya göre staj yapan stajyerlerde yararlanmalıdır.
3568 Sayılı Yasa ile muhasebe mesleğinde stajyerler istihdam edilmektedir. Bu kişilere ödenen ücretler ve diğer yükümlüküler meslek mensuplarına ekonomik yük getirmektedir. Konunun çözümlenmesi için 3308 Sayılı Çıraklık ve Mesleki Eğitim Kanunu’nun uygulamasında olduğu gibi söz konusu stajyerlere ödenen ücretlere istisna getirilmesi yerinde olacaktır.
Maliye Bakanlığının Görüşü;
Bürokratlar ile durumu değerlendireceklerini söylediler.
2-4)- BİLGİSAYAR VE YAZILIM GİDERLERİ  2 YIL İÇİNDE AMORTİ EDİLEMELİDİR :
Serbest meslek erbaplarının satın almış oldukları büro makineleri, bilgisayarları ve yazılım giderlerinin 2 yıl içinde  amorti edilerek giderleşmesi sistemi getirilmelidir.
Son yıllarda  teknoloji hızla ilerlemekte olup, makine ve programların amortismanları itfa olunmada demode durumu düşmektedir. Serbest meslek erbaplarının mesleği ifalarında satın almış oldukları bilgisayar ve büro makineleri ile programlar için yaptıkları harcamaların limitlere bağlı kalınmaksızın iki yılda  giderleştirmeleri olanağı sağlanmalıdır.

Maliye Bakanlığının Görüşü;
Bürokratlar ile durumu değerlendireceklerini söylediler.

2-5)-SERBEST MESLEK SÖZLEŞMELERİNDEKİ DAMGA VERGİSİ TAHSİLİNDEN VAZGEÇİLMELİDİR  :
Serbest meslek faaliyetini Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi  mükellefi  olarak ifa eden kişilerin  müşterileri ile yaptıkları hizmet sözleşmeleri üzerinden hesaplanan Damga Vergisi istisna kapsamına alınmalıdır.
Serbest meslek faaliyetini sürekli olarak ifa eden  muhasebe meslek mensuplarının her yıl müşterileri ile sözleşme yapmaları zorunluluğu nedeniyle, ekonomik olmayan ve ayrı bir uygulama gerektiren bu verginin tahsilinden vazgeçilmelidir.

Maliye Bakanlığının Görüşü;
Maliye bakanı Damga vergisini vergi mevzuatından kaldırmak istediklerini ve bunun için çalışma yaptıklarını iletti.

D)-MESLEK MENSUPLARININ  TAHSİLAT SORUNLARI VE İŞ KAYBININ ÖNLENMESİ İLE İLGİLİ ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ :
1)-SERBEST MESLEK ÜCRETLERİ FİNANS KURUMLARI ARACILIĞI İLE TAHSİL EDİLMELİDİR  :
Bilindiği üzere 3568 sayılı Meslek Yasasına göre çıkartılan ücret yönetmeliğinde; meslek mensuplarının yazılı  “Ücret sözleşmesi” düzenlemeleri bir zorunluluktur. Yönetmelikte yapılacak ilave bir madde ile, meslek mensuplarının tahsilatlarının “Kredi Kartı,                    Mail Order, Ödeme Talimatı ve Çek ” ile yapmaları zorunluluğu getirilmelidir.
Böyle bir düzenleme ile meslek mensubu –müşteri ihtilafları ve olası kayıt dışı tahsilatların önüne geçilecektir.

Maliye Bakanlığının Görüşü;
Bürokratlar ile durumu değerlendireceklerini söylediler.
2)- MESLEK MENSUBU DEĞİŞTİREN MÜKELLEFLER ODALARCA VE VERGİ DAİRESİNCE TAKİP EDİLMELİDİR :
Meslek mensupları ile sözleşmelerini karşılıklı olarak fesheden mükelleflerin, meslek odasınca ve Vergi İdaresi tarafından elektronik ortamda takibinin yapılması, meslek mensubunca  müşterinin  (Mükellefin) işinin bırakılmasındaki nedenler, odaya   ve mükellefin bağlı olduğu Vergi dairesine bildirilmesi gerekir.
İşi bırakma gerekçeleri; Mükellefin Sahte ve muhteviyatı itibari ile yanıltıcı  belge alması veya vermesi , Muhasebe hilelerinin yapılmasının istenmesi, Vergi matrahının azaltıcı işlemlerin yapılması,  Muhasebe ücretinin ödenmemesi veya düşük ödeme teklifi şeklinde oluşmaktadır.
Maliye Bakanlığının Görüşü;
Bürokratlar ile durumu değerlendireceklerini söylediler.


E)-MESLEKİ FAALİYETLE BAĞLANTILI DİĞER VERGİSEL DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ:
1)-DÜZELTME VE MAHSUP İŞLEMLERİNDE CARİ HESAP SİSTEMİNE GEÇİLMELİDİR :
İade hakkı doğuran işlemler veya fazla ve yersiz tahsil edilen vergilerin hesaben veya nakden iadelerinde sorunlar yaşanmaktadır.
Uygulamada birlikteliğin sağlanması için Vergi kanunlarında ve Vergi Daireleri işlem yönergelerinde yapılacak düzenleme ile “Cari Hesap” sistemine geçilmeli. Oluşacak sisteme göre ; Mükellefin vermiş olduğu Beyannameler göre  yapılan tahakkuk ile talep de bulunacakları mahsubun Borç/Alacak sistemi şeklinde tutulacak Cari hesap sistemi ile çözüleceği inancındayız.
Maliye Bakanlığının Görüşü;
Bu çalışmanın bakanlıkta tamamlanmak üzere olduğunu ve en kısa sürede uygulamasının başlayacağını söylediler.

2)- TÜRMOB VE ODALARCA VERİLEN EĞİTİM HİZMETLERİNDE KDV VE KURUMLAR VERGİSİ  İSTİSNASI UYGULANMALIDIR :
Eğitim ve Öğretim hizmetleri ile sınırlı olmak üzere, Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların iktisadi işletmeleri için , Kurumlar Vergisi ve Katma Değer vergisi istisnası getirilmelidir.
Anayasa’nın 135. maddesinde belirtilen Kamu Kurumu niteliğindeki meslek odalarının kar gayesi olmaksızın üyelerine ve stajyerlerine yönelik vermiş oldukları eğitim karşılığı elde ettikleri karların vergi dışı bırakılması gerekir. Bu istisna ile meslek mensuplarının sürekli eğitilmesi  amaçlanmıştır.
Maliye Bakanlığının Görüşü;
Bürokratlar ile durumu değerlendireceklerini söylediler.

SSK GENELGESİ


                                                                   T.C.
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
               SSK Sigorta Primleri Daire Başkanlığı (Devredilen)          
SAYI     : B.13.2.SSK.5.01.08.00/VIII- 031/ 668225
KONU     : Tecil ve taksitlendirme yetkilerinin artırılması ve
        Tecil ve taksitlendirme işlemlerinde dikkat edilecek          21.08.2006
        hususlar

                                                                            
GENELGE
16- 381  Ek          



     I – GENEL AÇIKLAMALAR:
     
Bilindiği gibi, müteaddit tarihlerde yayımlanan Genelgeler ve Genel Yazılarda tanınan tecil ve taksitlendirme yetki sınırları içinde gerek Sigorta İl/Sigorta Müdürlüklerimizce, gerekse Genel Müdürlüğümüzce karara bağlanacak olan tecil ve taksitlendirme işlemlerinde uyulması gereken hususlar belirtilmiştir.

Yine bilindiği gibi, 16-180 Ek sayılı Genelgede; “ Tecil ve taksitlendirme istemlerinin öncelikle Yönerge ekleri arasında bulunan “Tecil ve Taksitlendirme Talep Formu” ile yapılmasının ve formun eksiksiz olarak doldurulmasının sağlanması ve işverenin 6183 sayılı Yasanın 48. maddesinde sözü edildiği şekilde “zor” duruma düşüp düşmediğinin bu formda yer alan bilgilere dayanılarak değerlendirilmesi, borçlunun yalnızca bir dilekçe ile başvurması durumunda ise söz konusu formun içerdiği bilgiler, bu dilekçede bulunmuyorsa borçlunun zor duruma düşüp düşmediğine ünitece karar verilmesi ve bu hususunda bildirilmesi” gerektiği açıklanmıştır.

     Hal böyle olmakla birlikte, gerek Ünite yetkisinde olan, gerekse Genel Müdürlüğümüze aktarılan tecil ve taksitlendirme taleplerinde, borçlunun zor duruma düşüp düşmediğinin işverenin mali yapısına ve gelir gider dengesine dayalı sayısal verilere  bakılmaksızın subjektif değerlendirmeler yapıldığı veya bu husususun değerlendirmelerde hiç dikkate alınmadığı gözlemlenmiştir.

     Öte yandan, zaman içinde değişen ekonomik gelişmeler karşısında tecil ve taksitlendirme yetkilerinin yeniden düzenlenmesine gerek duyulmuştur.

     Bu bağlamda, Kurumun prim ve diğer alacaklarının 6183 sayılı Kanunun  48 inci maddesi hükmüne istinaden  tecil ve taksitlendirilmesi  işlemlerinde uygulamada birliğin sağlanması için bundan böyle aşağıda belirtildiği şekilde işlem yapılacaktır.

II- TECİL VE TAKSİTLENDİRME YETKİLERİ:

     Kurumumuza süresinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının takip ve tahsilinde 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre yapılacak tecil ve taksitlendirme işlemlerinde tecil ve taksitlendirme yetkilerinin artırılması hususunda alınan Yönetim Kurulumuzun 14.06.2006 tarih, VIII/293 sayılı kararına göre;

deneme


                                                                   T.C.
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
               SSK Sigorta Primleri Daire Başkanlığı (Devredilen)          
SAYI     : B.13.2.SSK.5.01.08.00/VIII- 031/ 668225
KONU     : Tecil ve taksitlendirme yetkilerinin artırılması ve
        Tecil ve taksitlendirme işlemlerinde dikkat edilecek          21.08.2006
        hususlar

                                                                            
GENELGE
16- 381  Ek          



     I – GENEL AÇIKLAMALAR:
     
Bilindiği gibi, müteaddit tarihlerde yayımlanan Genelgeler ve Genel Yazılarda tanınan tecil ve taksitlendirme yetki sınırları içinde gerek Sigorta İl/Sigorta Müdürlüklerimizce, gerekse Genel Müdürlüğümüzce karara bağlanacak olan tecil ve taksitlendirme işlemlerinde uyulması gereken hususlar belirtilmiştir.

Yine bilindiği gibi, 16-180 Ek sayılı Genelgede; “ Tecil ve taksitlendirme istemlerinin öncelikle Yönerge ekleri arasında bulunan “Tecil ve Taksitlendirme Talep Formu” ile yapılmasının ve formun eksiksiz olarak doldurulmasının sağlanması ve işverenin 6183 sayılı Yasanın 48. maddesinde sözü edildiği şekilde “zor” duruma düşüp düşmediğinin bu formda yer alan bilgilere dayanılarak değerlendirilmesi, borçlunun yalnızca bir dilekçe ile başvurması durumunda ise söz konusu formun içerdiği bilgiler, bu dilekçede bulunmuyorsa borçlunun zor duruma düşüp düşmediğine ünitece karar verilmesi ve bu hususunda bildirilmesi” gerektiği açıklanmıştır.

     Hal böyle olmakla birlikte, gerek Ünite yetkisinde olan, gerekse Genel Müdürlüğümüze aktarılan tecil ve taksitlendirme taleplerinde, borçlunun zor duruma düşüp düşmediğinin işverenin mali yapısına ve gelir gider dengesine dayalı sayısal verilere  bakılmaksızın subjektif değerlendirmeler yapıldığı veya bu husususun değerlendirmelerde hiç dikkate alınmadığı gözlemlenmiştir.

     Öte yandan, zaman içinde değişen ekonomik gelişmeler karşısında tecil ve taksitlendirme yetkilerinin yeniden düzenlenmesine gerek duyulmuştur.

     Bu bağlamda, Kurumun prim ve diğer alacaklarının 6183 sayılı Kanunun  48 inci maddesi hükmüne istinaden  tecil ve taksitlendirilmesi  işlemlerinde uygulamada birliğin sağlanması için bundan böyle aşağıda belirtildiği şekilde işlem yapılacaktır.

II- TECİL VE TAKSİTLENDİRME YETKİLERİ:

     Kurumumuza süresinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının takip ve tahsilinde 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre yapılacak tecil ve taksitlendirme işlemlerinde tecil ve taksitlendirme yetkilerinin artırılması hususunda alınan Yönetim Kurulumuzun 14.06.2006 tarih, VIII/293 sayılı kararına göre;